Topluma deli gömleği giydiren böyle bir rejimde ve devlette insanlar, maske takıp sahte kimlik kartlarıyla dolaşmak zorundadır. Bireyler için tek kurtuluş yolu ikiyüzlülüktür. Orada pek çok kimse artık kendisi değildir. Ortalıkta duyulan sesler slogan, yinelenen törenler kısır ritüellerdir. Pastörize insanlardan oluşan bir toplumda fotokopilerle yığınlaşma başlar. Örgütlenme yoktur. Çünkü farklılık yoktur. Bunun adı da kültürel soykırımdır (genocide culturelle). Artık insanlar tek şey bilir, tek şey düşünürler. Bu da rejimin dayattığı gerçektir. Herkesin aynı şeyi düşündüğü bir yerde, aslında kimse düşünmüyor demektir. İnsanın yerine kişiliksiz yaratıklar, "hiç kimse"ler (Octavio Paz) geçmiştir.
Araştırma / İnceleme
Tek Tip Dayatmacasının Sakıncaları
Bireysel Özgürlüğün Psiko-Sosyal Yorumu
Bencillik ve kayıtsızlık ise, insanoğullarının bizzat kendi menfaatleri işin içine girmedikçe, hayatta birbirlerinin hareketlerine hiç karışmamaları gerektiği ve yekdiğerinin iyiliği veya saadeti ile meşgul olmamaları icap ettiği anlayışıdır ki, yanlıştır. Başkalarının iyiliğini korumak için ferağatli himmetin, özverili çalışmanın herhangi bir surette azalacak yerde, çokça artmasına elbette ki ihtiyaç vardır. Fakat bu ferağatli hayırhahlık; insanları kendi iyiliğine, hayırlarına inandırmak için, kamçı ile kırbacın gerek hakikisinden, gerek mecazisinden başka vasıtalar bulabilir.
İsar, digergam, empati, ya da başkasının ayakkabısıyla 3 gün yürümek ve idarecilik.
Peygamber bu hakikati hayatının temel prensibi yaptı. Onlarca savaşı kazanıp Devletini kurup başına geçtiğinde ki Muhammed ile İslam'ın ilk tebliğ yıllarında ki Muhammed arasında hiçbir fark olmadı. Bu haslete İslam Alimleri "mebde ile müntehayı birleştirmek " dediler. Aynı mütevazılık, aynı şefkat, aynı ilgi , aynı merhamet. Devlet Başkanı iken huzuruna alınan bir insanın huzurunda heyecandan titremesi üzerine "Rahat ol. Ben de senin gibi "kurutulmuş et" yemiş bir kadının oğluyum" dedi ve onu rahatlattı. "Kurutulmuş et" yemek bir garibanlık işaretiydi. Ve o garibanlığıyla hep iftihar etti. "İslam garip başladı, garip devam edecek. Ne mutlu o gariplere " diyerek iftihar ettiği garibanlığın önemine vurgu yaptı.
Değişik Boyutları ile Ekonomik Özgürlük
"Ne zaman Rabbi, insanı deneyerek rızkını kıssa, hemen 'Rabbim bana ihanet etti' der. Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Mirası sınır tanımaz (helal haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz. Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.", "De ki; Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir."
Özgürlüklerin Çakışması Durumunda Öncelik Hakkı Problemi
insanlar tartışmaya açık bir meselenin doğruluğunu tartıştığında, sonunda çoğunluk doğru veya doğruya en yakın bir karara varacaktır. Mantıken çoğunluğun da yanılabileceği düşünülebilse bile, azınlığın yanılma ihtimali daha yüksektir. Öyleyse doğru olan çoğunluğun kararına uymaktır.1[18] "Kim kendisine dosdoğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere karşı çıkar ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!.."
“Konuşan Yalnız Hakikattir” Ne Demektir?
"İlmini muhtaç olandan esirgeyene, gökteki kuşlar ve denizdeki balıklar lanet eder." hadisi şerifi emrince her Müslüman bildiklerini diğer insanlarla paylaşmak zorundadır. İyiliği emretmek, kötülükten nehy etmek Müslüman için bir mutlaka yerine getirmesi gereken bir vazifedir.
Peki, bu paylaşım veya tebliği karşılığında ücret alabilir mi?



Araştırma / İnceleme




26.12.2009
Risale-i Nur